Zamanın ve Dostluğun Gerçek Yüzü
İnsan, gönül bağı kurduğu kişilerden bir haber beklerken bazen aynadaki aksine takılır kalır. Öyle anlar gelir ki, arayıp halini hatırını sorduğunuz, 'Özledim, bir görüşelim' dediğiniz dostlarınızın size, 'Şu an müsait değilim, işim bitince arayacağım' cevabını verdiğini duyarsınız.
İşte o an, beklenen o 'işin bitmesi' vakti hiç gelmez. Oysa mesele meşguliyet değil, mesele insanın değer sırasıdır. İnsan anlıyor ki; bahaneler, aslında o kişiyle aranızdaki mesafenin sessiz ilanıymış.
Benim vaktim, bana bahşedilen bu sayılı günlerin her bir saniyesi, başkalarının bahanelerinden çok daha kıymetli. Yarınımın meçhul olduğu, sağlığımın benden sabır ve şefkat beklediği bu zorlu mücadelede, bir 'müsaitlik' sırası bekleyecek lüksüm kalmadı. Tedaviyle, hayata tutunma çabasıyla geçen her günümde şunu çok net gördüm: İnsan, sadece gerçekten yanında olmak isteyenler için vaktini harcamalı. Beni arayıp da 'özledim' dediğimde, işini benden üstün tutanların veya o meşhur 'işim bitince ararım' deyip de bir daha dönmeyenlerin aslında hayatımdaki yerlerini çoktan boşalttıklarını anladım.
Artık kimsenin yarım bıraktığı bir cümleyi tamamlamak ya da geçiştirilen bir vaktin bekçisi olmak niyetinde değilim. Geri dönmeyen her telefon, aslında size bir cevaptır; dostluğun samimiyetini, kimin yanınızda durduğunu ve kimin sadece bahane ürettiğini o sessizlikte görürsünüz. Artık bu puslu gerçeklerle yüzleştiğim yerde, kendi sınırlarımı çiziyorum. Sağlığım önceliğim, zamanım ise yalnızca, kıymetimi gerçekten bilenlerle ve beni çıkarsızca sevenlerle geçecek kadar değerli. Kalanlara minnettarım, gidenlerin ise yolu açık olsun; çünkü ben artık vaktimi, sevgimi ve ruhumu sadece 'gerçek' olana ayırıyorum.
Yazar
Feride Demir ( UMUT PENCERESİ )
Teknik Eğitim Fakültesi Teknik Öğretmen AB Proje Koordinatörü - Kosgeb Girişimcilik Eğitimcisi