Köşe Yazısı

6- Umut Dört Duvar Arasında Yeniden Filizlenir

Kanser... Sadece kelimesi bile insanın içini üşütmeye, boğazında düğümlenmeye yeten o acı gerçek.

Feride Demir ( UMUT PENCERESİ ) 244 okunma
6- Umut Dört Duvar Arasında Yeniden Filizlenir

Oysa bu kelime bir eve konuk olduğunda, sadece bir hastanın değil, bir ailenin, hatta koskoca bir hayatın kapısını çalmış olur. Dört duvar arasında, dış dünyadan habersiz, adeta sessiz bir savaş başlar.

Hastanın omuzlarındaki yükü tarif etmek imkansızdır. Kemoterapinin bedende açtığı yaralar, akıllı ilaçların yakıp kavuran yan etkileri, geçmek bilmeyen ağrılar... Beden yavaş yavaş gücünü yitirirken, hasta artık yardıma, bakıma muhtaç bir hale gelebiliyor. Peki, ya o odanın içinde, o dört duvar arasında sessizce eriyen hasta yakınları?

Gelin Biraz da Onları Konuşalım

Bir hasta yakınının günü, sabahın erken saatlerinde başlar ve gecenin karanlığında bitmek bilmez. Evin işleri, çocukların okulu, yemeği, kahvaltısı derken; bir yandan da hastanın özel bakımı başlar. İlaçların dakikası dakikasına verilmesi, yemeğinin yedirilmesi, banyosu, tırnak kesimi, kişisel temizliği ve hatta altının temizlenmesi... Hayatın olağan akışı içinde tek bir insanın bile yapmakta zorlanacağı bu ağır sorumluluklar, omuzlarına yıkılmıştır. Üstelik bu fiziksel yorgunluğun çok daha ağırı, ruhlarda yaşanır.

Çaresizlik... Hasta yakını her gün, belki de günde kaç kez "Elimden bir şey gelmiyor" hissiyle boğuşur. Sevdiği insanın gözlerinin önünde eriyişini izlemek, canının yanmasına çare bulamayış ruhu paramparça eder. Psikolojileri tamamen altüst olur. Ama ağlayamazlar; çünkü hastanın güçlü duruşuna omuz vermelidirler. Peki, bu kadar yükü taşıyan o kahramanlara kim soruyor: "Sen nasılsın?"

Dışarıya Uzanan Bir El: Güvenli Destek ve Gönüllü Bakıcılar

İşte tam bu noktada, o dört duvarın arasından dışarıya bir el uzanması gerekiyor. Çünkü bu yük, tek bir ailenin omuzlarında taşınamayacak kadar ağır. Burada sivil toplum örgütlerine, yerel yönetimlere, belediyelere ve üniversitelere çok büyük sorumluluklar düşüyor.

Belediyelerimiz ve kurumlarımız bu süreçte yalnız bırakılmamalı. Kurulacak özel destek hatları ile bu ailelerin yardımına koşulabilir. Ev temizliği hizmetleri, hastanın banyo yaptırılması, saçlarının kesilmesi gibi profesyonel bakım destekleri sağlanabilir. Eve gelecek bir fizyoterapist, hem hastanın bedenine şifa olur hem de hasta yakınının omuzundaki yükü hafi etir.

Gerçek Bir Nefes Alanı:

Hasta yakınının gerçekten nefes alabilmeye ihtiyacı var. Düşünsenize; hasta yakını bankaya gitmek, işe gitmek ya da zorunlu bir işini halletmek zorunda kalabiliyor. Hasta ise o an evde yalnız kalıyor; belki tuvalet ihtiyacı var, belki aniden düşse kalkamayacak, yardıma muhtaç... İşte bu yüzden, aklın evde kalmayacağı, güvenilir saatlik gönüllü hasta bakıcılarına ve refakatçi sistemlerine acilen ihtiyaç var. Hasta yakını dışarıdayken "Acaba evde ne yaptılar, başımıza bir şey geldi mi?" korkusu yaşamamalı. Birkaç saatliğine de olsa hastanın yanında duracak, o güveni verecek bir sistem kurulmalı.

Hatta hastaların evden çıkarılması, hastane süreçlerinin konforlu bir şekilde yürütülmesi için belediyelerin ring araçları, ulaşım destekleri de hayati önem taşıyor.

Dayanışma ve Umut

Hiçbir şey çaresiz değil. Kanser güçlü olabilir, ama insan sevgisi, dayanışma ve merhamet çok daha güçlüdür. Umut, yalnız kaldığımızda değil; omuz omuza, el ele verdiğimizde yeniden yeşerir.

Unutmayalım ki, hasta yakınları yalnız kalırsa, hastalar da nefessiz kalır. Gelin, bu sessiz çığlığa kulak verelim. Dört duvar arasındaki o solgun çiçeklerin yeniden filizlenmesi için hepimizin yapabileceği bir şey mutlaka var.

Çünkü dayanışma hayat kurtarır, umut omuz omuza çoğalır.

Yazar

Feride Demir ( UMUT PENCERESİ )

Teknik Eğitim Fakültesi Teknik Öğretmen AB Proje Koordinatörü - Kosgeb Girişimcilik Eğitimcisi

Okur Görüşleri

Yorumlar (8)

Sıdıka Öztaş

Selam yine çok doğru bir konuya değinmişsiniz size sonuna kadar katılıyorum. Bu konuda belediyelere ve sivil toplum örgütlerine büyük iş düşüyor İnşallah en kısa zamanda dedikleriniz sisteme girer .Sevgilerle Allah'a emanet olun

Münevver Ediz

Cok guzel anlatmissin mukemmel bir yazi olmus kalemine saglik

Remziye Gerekgil

Kalemine yüreğine emeğine sağlık..tebrikler..devamına niyet. Sağlıklı günlere..👏👏

Betül Arıkan

Ne güzel anlatmışsın canım benim.Allah Ümit Bey’in ve senin yar ve yardımcın olsun.Şifa dolu günler dilerim

Betül Arıkan

Ne güzel anlatmışsın canım benim.Allah Ümit Bey’in ve senin yar ve yardımcın olsun.Şifa dolu günler dilerim

Remziye Gerekgil

Sevgili Feride Demir öyle sade öyle içten ve öyle duyguyu okuyana geçiren bir yazı olmuş ki..kalemine sağlık olsun diyorum..devamına niyet.

Yasar YEGEN

Yazı harika olmus, emeginize saglik...

Jale Tanyiğit

Hasta insanlara uzanan eller öyle kıymetli ki çok doğru bu desteğe ihtiyaç duyuluyor böyle bir sistem olmalı yüreğine kalemine sağlık.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Tüm yorumlar yayınlanmadan önce incelenir.

Yorumunuz yönetici onayından sonra görünür olacaktır.

Diğer Köşe Yazıları

18 Temmuz 2026

5- Umut Dört Duvar Arasında Yeniden Yeşerir

Hayatın en dik yokuşlarında nefesimiz kesildiğinde, aslında kimin yanımızda yürüdüğünü değil, kimin bizi o yokuşun başında yapayalnız bıraktığını anlıyoruz.

27 Haziran 2026

2- Umut Dört Duvar Arasında Yeniden Filizlenir

Kanser tanısı konduğunda dünya bir anda küçülüyor; hareket alanınız, seçimleriniz ve hatta vücudunuz üzerindeki kontrolünüz bir anda o meşhur "dört duvar" arasına hapsoluyor.