KILIÇDAROĞLU “APTAL” MI?
Bir insanı eleştirmek kolaydır. Hele siyasette… Ama bazen mesele bir kişiyi eleştirmekten çıkar, anlamaya çalışmaya dönüşür.
Bugün Kemal Kılıçdaroğlu hakkında havada asılı duran asıl soru şudur:
“Neden böyle davranıyor?
Öncelikle ifade edeyim ki ben “ aptal “ olmadığını düşünüyorum . Çünkü ortada siyasi tecrübesiz, günü kurtarmaya çalışan bir isim yok.
Yıllarca hesap uzmanlığı yapmış, devlet bürokrasisini tanımış, tam 13 yıl Türkiye’nin en büyük partisinin genel başkanlığını yürütmüş bir siyasetçiden söz ediyoruz.
Başarılı bulunur ya da bulunmaz…
Bu ayrı tartışmadır.
Ama 13 yıl boyunca bir partinin başında kalabilmiş bir insanın siyasetin sonuçlarını okuyamayacak kadar öngörüsüz olduğunu düşünmek akla uygun değil.
Tam da bu nedenle bugün yaşananlara insanlar şaşkınlıkla bakıyor.
Butlan kararı sonrası ortaya çıkan tabloya bakalım:
Parti içinde derinleşen kriz…
Bir pazar sabahı yedide partiye gelen milletvekilleri üzerinden yürüyen gerilim… “milletvekilleri partiye alınmıyor” diye valiliğe yapılan müracaatlar…
Polis ablukası biber gazi, plastik mermi…
TBMM’ye yazılan ve grup başkanlığının tanınmamasını isteyen başvurular…
Genel merkez önünde sergilenen sonradan gerçek olmadığı kabul edilen görüntüler…
Ve araçlar üzerine yazılan “ Müteahhit Aziz den satılık HARAM araç”, “Havlu belediye başkanından satılık HARAM araç” gibi insanın kanını donduran sloganlar…
Kamuoyunda CHP’nin parçalanıyor algısının büyümesi…
Bütün bunlar kimin işine yarıyor?
Bugün neredeyse yapılan üç anketten ikisini de birinci parti görülen, iktidara yürüdüğü konuşulan bir ana muhalefet partisinin iç kriz görüntüsü vermesi en çok kime yarar?
Bu sorunun cevabını herkes biliyor.
İşte tam burada insanın zihnine o büyük soru çengeli takılıyor:
Kemal Kılıçdaroğlu bunu görmüyor mu?
Ben görmediğine inanmıyorum.
Çünkü siyasette bazı insanlar hata yapar. Bazıları öfkeyle davranır. Bazıları kırılır, küser, intikam duygusuna kapılır.
Ama bazı hamleler vardır ki artık “yanlış siyasi tercih” sınırını aşar; sonuçları itibarıyla doğrudan rakibin elini güçlendirir.
Bugün CHP tabanında yaşanan öfkenin nedeni tam da budur.
O nedenle 13 yıl genel başkanlığını yapmış biri için kitleler “ Hain Kemal” slogan atıyor. O nedenle bir kısım Alevi inancına sahip insan kendi inanç değerleri içerisinde "toplumdan dışlanma, ikrarından dönme" anlamına gelen “ Düşkün Kemal” diye paylaşımlar yapıyor.
İnsanlar, yıllardır emek verdikleri partinin iktidar yürüyüşünün içeriden tartışmalı hale getirilmesine isyan ediyor.
Ve belki de en acısı şu:
Bu süreçte Kılıçdaroğlu’nu destekleyen pek çok insanın da, farkında olmadan iktidarın değirmenine su taşıyan bir siyasetin parçası haine gelmesi…
Ben kimsenin düşüncesine ipotek koymam.
Kimseye “şunu destekle” de demem.
Ama Kılıçdaroğlu’nu destekleyenlere sadece şu soruyu soruyorum:
Hiç kimseye değil, lütfen aynanın karşısına geçip kendi gözlerinizin içine bakarak samimi bir biçimde düşünün…
Bugün yaşananlar AKP’nin ve Erdoğan’ın işine yarıyor mu, yaramıyor mu?
Eğer yarıyorsa, o zaman ikinci soruyu sormak artık kaçınılmazdır:
“Neden?”
Yazar
Mustafa Cinkılıç
Avukat