Köşe Yazısı

ÇAM YANIYOR DİYE KESİP ZEYTİN DİKELİM Mİ?

Kemoterapi gören bir kanser hastası hayatını kaybetti diye, “Kemoterapi öldürüyor, bundan sonra hastalara aspirin verelim” demek ne kadar mantıksızsa; “çam yanıyor, keselim yerine zeytin dikelim” demek de o kadar mantıksızdır.

Vefa Tetik 387 okunma
ÇAM YANIYOR DİYE KESİP ZEYTİN DİKELİM Mİ?

“Çam ağaçları çok yanıyor, keselim yerine zeytin dikelim.”

Bu sözü eminim hepimiz duymuşuzdur. Hatta işi daha da ileri götürüp “çam ağacı bir Amerikan projesidir” diyenlere bile rastlıyoruz.

Şimdi basit bir örnek verelim:
Kemoterapi gören bir kanser hastası hayatını kaybetti diye, “Kemoterapi öldürüyor, bundan sonra hastalara aspirin verelim” demek ne kadar mantıksızsa; “çam yanıyor, keselim yerine zeytin dikelim” demek de o kadar mantıksızdır.

Evet, çam ağaçları daha kolay yanar. Çünkü reçinelidir. Reçine tutuşmayı hızlandırır.
Evet, zeytinliklerin altı genelde temizdir, yanıcı örtü azdır. Bu da doğrudur.

Ama burada yapılan temel hata şudur:
Orman ile bahçe aynı şey değildir.

Zeytin bir tarım ürünüdür.
Çam ise bir orman ekosisteminin parçasıdır.

Zeytinin ekonomik değeri vardır, doğrudur.
Ama çamın da vardır. Hatta tartışma sadece ekonomi üzerinden bile yapılmamalıdır.

Asıl mesele şudur:

Her ağaç her yerde yetişmez.

  • Kimi ağaç killi toprak ister

  • Kimi kumlu

  • Kimi suyu sever

  • Kimi kuraklığa dayanır

  • Kimi sıcak iklimde gelişir

  • Kimi soğukta

Bu yüzden;
Çamın yetiştiği yerde zeytin yetişmez.
Zeytinin yetiştiği yerde göknar olmaz.
Göknarın olduğu yerde incir tutmaz.
İncirin olduğu yerde kayın gelişmez.

Bu bir tercih meselesi değil, doğanın kuralıdır.

Doğa, milyonlarca yıl içinde hangi ağacın nerede yaşayacağını zaten belirlemiştir.
Amerika’nın tarihi 250 yıl. Bu sisteme “Amerikan projesi” demek bilimle değil, hamasetle açıklanabilir.

Daha açık söyleyelim:
Doğanın kurduğu dengeyi değiştirmeye kalkmak, doğaya müdahale değil, doğaya ihanettir.

Orman mühendisliği eğitiminin temelinde şu ilke vardır:
“Doğaya rağmen hiçbir şey yapamazsın. Yapacağın tek şey doğayı taklit etmektir.”

Yani biz doğaya hükmeden değil, onu anlayan ve ona uyum sağlayan tarafız.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek ise şudur:
Ormanlar bize dedelerimizden miras kalmadı. Biz onları torunlarımızdan borç aldık.

Yazar

Vefa Tetik

Emekli Orman Mühendisi

Diğer Köşe Yazıları

24 Mayıs 2026

BARAJLAR NE KADAR GEREKLİ?

Bir barajın en basit tanımı şudur: Bir havzada bulunan onlarca kuru ya da sulu derenin önü kesilerek suyun belirli bir alanda biriktirilmesi ve bu suyun kontrollü şekilde kullanılmasıdır.

18 Mayıs 2026

Toplumlar Nasıl Geri Kalır.

İnsanlık tarihi boyunca sorgulayan, araştıran, “emin misiniz?” diyen insanlar çoğu zaman baş tacı yapılmadı. Tam tersine; susturuldu, dışlandı, hatta öldürüldü.

12 Mayıs 2026

ORMANCILARI RAHAT BIRAKIN

Bu kişi; küçük bir yangında ilk müdahaleyi yapan en tecrübeli işçi olabileceği gibi, yangının büyüklüğüne göre Orman Muhafaza Memuru, İşletme Şefi, İşletme Müdürü, Yangın Şube Müdürü ya da Orman Bölge Müdürü de olabilir.