Yapay Zekâ Acentelerin Yerini Alabilir mi?
Son yılların en çok konuşulan konusu yapay zekâ.
Bir zamanlar bilim kurgu filmlerinin konusu olan bu teknoloji artık hayatımızın tam merkezinde. Yazıyor, çiziyor, analiz ediyor, öneriler sunuyor, hatta karar süreçlerine destek oluyor.
Peki aynı soru şimdi sigortacılık sektörü için soruluyor:
"Yapay zekâ sigorta acentelerinin yerini alabilir mi?"
İlk bakışta cevap "evet" gibi görünüyor. Çünkü yapay zekâ saniyeler içinde teklif hazırlayabiliyor, onlarca şirketin fiyatını karşılaştırabiliyor, müşterinin geçmiş verilerinden risk değerlendirmesi çıkarabiliyor ve birçok işlemi insan müdahalesi olmadan tamamlayabiliyor. Bunun sektöre hız ve verimlilik kazandırdığı tartışılmaz bir gerçek.
Ama sigortacılık yalnızca fiyat üretmek ve poliçe düzenlemekten ibaret değil.
Bir trafik kazasının ardından ne yapacağını bilemeyen sürücünün telaşını, iş yerinde çıkan yangının ardından çaresizlik yaşayan işletme sahibinin endişesini, evini su basan bir ailenin o geceki psikolojisini hiçbir algoritma tam anlamıyla anlayamaz.
Yapay zekâ veri okuyabilir, duyguları okuyamaz.
Poliçe hazırlayabilir, güven ilişkisi kuramaz.
Alternatif sunabilir, ama müşterinin gözlerinin içine bakıp "Bu süreçte yanınızdayım" diyemez.
Belki de asıl soru, yapay zekânın acentelerin yerini alıp alamayacağı değil; acentelerin yapay zekâyı ne kadar doğru kullanacağı.
Çünkü teknolojiyi reddeden sektörler zamanla geride kalır. Teknolojiyi doğru kullanan profesyoneller ise her zaman bir adım öne geçer. Geleceğin başarılı sigorta danışmanı, yapay zekâyla rekabet eden değil, onu işinin bir parçası hâline getiren kişi olacak.
Yapay zekâ teklif hazırlayabilir.
Hasar süreçlerini hızlandırabilir.
Verileri analiz edebilir.
Ama güven vermeyi, sorumluluk almayı ve zor günlerde bir telefon kadar yakın olmayı hâlâ insanlar başarıyor.
Belki de geleceğin sigortacılığında değişmeyecek tek şey şu:
İnsanların poliçeye değil, güvene ihtiyacı var.
Yazar
Hülya Derinoğlu
GÖNENÇ SİGORTA