Köşe Yazısı

Sigorta: Masraf mı, Yoksa Hayat Kurtaran Güvence mi?

"Sigorta yaptırdım ama hiç kullanmadım, param heba oldu." Bu cümleyi bir sigortacı olarak o kadar çok duydum ki...

Hülya Derinoğlu 364 okunma
Sigorta: Masraf mı, Yoksa Hayat Kurtaran Güvence mi?

Bu cümleyi ilk duyduğumda sigortacılığa yeni adım atmıştım. Yıllar geçti; binlerce hasar dosyası gördüm, onlarca aileyle yan yana oturdum. Ve şimdi şunu söyleyebilirim: Sigortanızı hiç "kullanmamak", aslında hayatınızın en iyi haberidir.

Şöyle düşünelim: Güneş kremini sürüyorsunuz ama yanmıyorsunuz. "Param boşa gitti." mi diyorsunuz?

Emniyet kemerinizi takıyorsunuz ama kaza yapmıyorsunuz. "Bunun ne faydası var?" mı diyorsunuz?

Hayır. Çünkü o kremin, o kemerin asıl görevi zaten kullanılmamak — sizi korumak.

Sigorta da tam olarak böyle çalışır.

Masraf, karşılığını anında görmenizi beklediğiniz harcamadır. Restoranda yemek yersiniz, doyarsınız. Araba alırsınız, kullanırsınız.

Sigorta ise... Prim ödersiniz ve hiçbir şey olmaz. İşte tam da bu yüzden sigorta, masraf gibi hissettiriyor.

Ancak sigorta, zaman değil, olasılık satın alır. Küçük ve belirli bir bedel karşılığında büyük ve belirsiz bir riski devralır. Her ay ödediğiniz prim, aslında "Eğer bir gün her şey alt üst olursa, yalnız kalmayacaksın." diyen sessiz bir sözdür.

Sigortanızı "kullanmak" zorunda kaldığınızda, o güne kadar ödediğiniz tüm primlerin çok ötesinde bir yük omuzlarınızdan kalkar. Yıllarca biriktirdiğiniz birikimi bir anda silip süpüren hasar, sigortalıysanız sadece bir dosya numarasına dönüşür.

Güvence, lüks değil, zorunluluktur.

Biz acentelere çok sık şunu söylüyorlar: "Param olsa sigorta yaptırırım." Oysa tam tersi doğrudur. Paran yoksa sigorta daha da zorunludur. Çünkü büyük bir kayıpla başa çıkabilecek rezervi olan kişi, belki o riski kendi üstlenebilir. Ama sınırlı bütçeyle hayatını sürdüren bir aile için tek bir kaza, tek bir yangın, tek bir hastalık; yıllarca inşa edilen düzeni yerle bir edebilir.

O hâlde ne yapmalı?

Sigortayı bir zorunluluk olarak değil, bir sorumluluk olarak ele alın. Kendinize karşı, sevdiklerinize karşı, her şeye karşı duyduğunuz sorumluluk.

Bir sigortacı olarak 20 yılı aşkın deneyimimde şunu öğrendim: Pişmanlık iki türlü yaşanır. Birincisi: "Geriye dönük sigorta yaptıramaz mıyız?" İkincisi ise: "Keşke yaptırsaydım."

İlk pişmanlık hafıza gibi silinir gider. İkincisi, bazen ömür boyu yaşanır.

Yazar

Hülya Derinoğlu

GÖNENÇ SİGORTA

Diğer Köşe Yazıları

30 Nisan 2026

Sigorta: Modern Dünyanın İmece Kültürü

Sigorta yalnızca bir sözleşme değil, toplumsal dayanışmanın modern biçimidir. “İmece usulünü kullanan köyler, aslında farkında olmadan ilk sigorta sistemini kurmuştu. Bugün buna poliçe diyoruz.”