Köşe Yazısı

Umut Dört Duvar Arasında Yeniden Filizlenir.

Hayat bazen sadece bir anlık baş ağrısı kadar yakın, bir ömür kadar uzun bir sınavla karşımıza çıkıyor.

Feride Demir ( UMUT PENCERESİ ) 1,024 okunma
Umut Dört Duvar Arasında Yeniden Filizlenir.

Henüz elli yaşımdayken, hayatımın akışı bir cümleyle değişti: "Acil ameliyat olmazsanız felç kalabilirsiniz." O gün hastaneye yürüyerek giren o kadın, hayatının en zorlu yolculuğunun başlangıcında olduğundan habersizdi.

Beynimde bir tümör, ardından gelen "4. evre kanser" teşhisi... Bir insanın dünyasının başına yıkılması için bundan daha ağır bir cümle olabilir mi? Radyoterapi seansları, kemoterapinin vücudumda yarattığı tahribat, saçlarımın dökülmesi, durmak bilmeyen kusmalar ve halsizlik... En zoru ise tekerlekli sandalyeye mahkûm kalmak; adım atarak gezdiğim dünyayı sadece dört duvar arasından, bir pencerenin ardındaki flu bir görüntü gibi izlemekti.

Tam 17 ay... Kendimden, zamandan ve hayattan kopuk geçti o aylar. Resmen bir uyku halindeydim. Ancak bu süreçte sadece bedenim değil, ailem de sınanıyordu. Yeni emekli olan eşim, hem bir hasta bakıcı hem de bir evin tüm yükünü sırtlanan bir kahraman olmak zorunda kaldı. Oğlumun eğitimini yarım bırakmak zorunda kalması, hayallerinin pencereden akıp gidişini izlemek, bir anne kalbi için hastalığın kendisinden bile daha çok acı veriyordu. Bugün o, odasına kapanmış, kendi içine çekilmiş bir haldeyken, bir anne olarak benim en büyük tedavim onun yeniden hayata tutunduğunu görebilmek.

Maddi zorluklar, özel hastane süreçleri, psikolojik çöküşler... İnsanın en temel ihtiyacı olan "hareket etme özgürlüğünü" kaybedip bir başkasına muhtaç kalmasının verdiği o derin mahcubiyeti tarif etmek imkansız. Ancak bu karanlığın içinde, komşularımın uzanan elleri, dostlarımın desteği ve ailemin bitmek bilmeyen özverisi birer ışık oldu.

Dört aydır süren fizik tedavi süreciyle, çok şükür tekerlekli sandalyeden kurtuldum. Şimdi aksayarak da olsa yeniden kendi adımlarımla yürüyorum. Sabahlara kadar uyuyamadığım o uzun, yalnız gecelerin yerini şimdi bir umut kırıntısı alıyor.

Bu satırları sadece kendi hikayemi anlatmak için yazmıyorum. Bu, görünmez bir savaşın parçası olan binlerce insanın, onların yanında durmaya çalışan ailelerin ve geleceği belirsizleşen gençlerin çığlığıdır. Kanser sadece bedeni değil, bir ailenin tüm umutlarını ve geleceğini de tehdit ediyor. Ancak yine de inanıyorum; insan, düştüğü yerden kalkabildiği sürece yaşıyordur. Ben, aksayan adımlarımla da olsa, oğlumun yarım kalan eğitimini tamamlama hayaliyle ve yaşama tutunma azmimle, bu hayatın hala yazılacak sayfaları olduğuna inanıyorum.

Yazar

Feride Demir ( UMUT PENCERESİ )

Teknik Eğitim Fakültesi Teknik Öğretmen AB Proje Koordinatörü - Kosgeb Girişimcilik Eğitimcisi

Okur Görüşleri

Yorumlar (1)

Sıdıka Öztaş

"Hayata tutunma gücünüz, zarafetiniz ve sergilediğiniz bu muazzam direniş kelimelerin ötesinde bir hayranlık uyandırıyor. Yüreğinize, kaleminize sağlık; mücadeleniz ve umudunuz hepimize çok büyük bir ışık oluyor." ​Hepimizin dualarıyla iyileşip bir an önce aramızda olmanı diliyorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Tüm yorumlar yayınlanmadan önce incelenir.

Yorumunuz yönetici onayından sonra görünür olacaktır.

Diğer Köşe Yazıları

05 Eylül 2026

Umut Dört Duvar Arasında Yeniden Filizlenir. - Hayatın en sarp yokuşunda, sessizliğin ortasında paylaşılan insanlık.

Hayat bazen bizi en ummadığımız virajlarda, en sarp yokuşlarda sınar. Kimi zaman yarınlar
 için planlar kurarken, ardımızda bıraktığımız koşturmacalar hastane odasının o soluk, beyaz ışığı altında birdenbire durur. Dört duvar arasına sıkışan kısıtlı bir zaman, dışarıda akmaya devam eden ama bizim için sanki durmuş gibi gelen bir dünya...

19 Ağustos 2026

Zamanın ve Dostluğun Gerçek Yüzü

İnsan, gönül bağı kurduğu kişilerden bir haber beklerken bazen aynadaki aksine takılır kalır. Öyle anlar gelir ki, arayıp halini hatırını sorduğunuz, 'Özledim, bir görüşelim' dediğiniz dostlarınızın size, 'Şu an müsait değilim, işim bitince arayacağım' cevabını verdiğini duyarsınız.