MİLLİ GÖRÜŞ EKONOMİSİ ve ATATÜRK
Ekonomik bağımsızlık, devletlerin siyasi bağımsızlıklarını sürdürebilmeleri için temel unsurlardan biri olarak kabul edilmektedir
Türk siyasi ve ekonomik düşünce tarihinde milli ekonomi anlayışını şekillendiren iki önemli yaklaşım bulunmaktadır. Bunlardan ilki, Cumhuriyet'in kuruluş sürecinde gerçekleştirilen İzmir İktisat Kongresi, diğeri ise merhum Necmettin Erbakan tarafından geliştirilen Milli Görüş ekonomik modelidir. Her iki yaklaşım da Türkiye'nin dışa bağımlılıktan kurtulmasını, yerli üretimin güçlendirilmesini ve ekonomik kalkınmanın milli kaynaklara dayanmasını savunmaktadır. Bununla birlikte, uygulanacak yöntemler ve ekonomik araçlar bakımından farklılıklar göstermektedir.
İzmir İktisat Kongresi ve Milli Ekonomi Anlayışı
17 Şubat - 4 Mart 1923 tarihleri arasında gerçekleştirilen İzmir İktisat Kongresi, yeni kurulacak Türk devletinin ekonomik yol haritasını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir. Kongrede alınan kararlar, ekonomik bağımsızlığın milli egemenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu anlayışına dayanmaktadır.
Kongrede çiftçi, işçi, tüccar ve sanayici temsilcileri bir araya gelerek Türkiye'nin kalkınma stratejisini belirlemeye çalışmıştır. Kongrede kabul edilen ilkeler arasında yerli üretimin teşvik edilmesi, milli sanayinin kurulması, yabancı ekonomik imtiyazların kaldırılması ve milli sermayenin geliştirilmesi yer almaktadır.
Mustafa Kemal Atatürk, kongrede yaptığı konuşmada ekonomik bağımsızlığın önemini şu sözlerle ifade etmiştir:
"Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa kalıcı olamaz."
Bu yaklaşım, ekonomik kalkınmayı milli egemenliğin temel unsurlarından biri olarak değerlendirilmektedir.
Milli Görüş Ekonomisinin Temel İlkeleri
1969 yılında başlayan Milli Görüş hareketi, ekonomik kalkınmanın üretim temelli bir modelle gerçekleştirilmesini savunmuştur. Milli Görüşe göre ekonomik problemlerin temelinde üretim eksikliği, faiz sistemi ve gelir dağılımındaki adaletsizlik bulunmaktadır.
Milli Görüş ekonomik modelinin temel unsurları şunlardır:
Ağır sanayi yatırımlarının artırılması, Üretim ve istihdam odaklı kalkınma, Faizsiz finans sisteminin geliştirilmesi, Gelir dağılımında adaletin sağlanması, Dış borç bağımlılığının azaltılması,
Yerli ve milli sanayinin desteklenmesi, Kamu kaynaklarının verimli kullanılması.
Necmettin Erbakan'a göre bir ülkenin kalkınması ancak kendi kaynaklarına dayanması ve üretim kapasitesini artırmasıyla mümkündür. Bu nedenle Milli Görüş, tüketim ve borçlanma yerine üretim ekonomisini savunmaktadır.
Fatih Erbakan'ın Milli Görüş Ekonomisine Yaklaşımı
Dr.Fatih Erbakan, günümüzde Milli Görüş ekonomik modelinin en önemli savunucularından biridir. Fatih Erbakan, Türkiye'nin mevcut ekonomik sorunlarının çözümünün üretim ekonomisine geçişten geçtiğini ifade etmektedir.
Dr.Fatih Erbakan'ın sıkça dile getirdiği görüşlerden biri şöyledir:
"Borç, faiz ve vergi ekonomisi yerine üretim, istihdam ve ihracat ekonomisine geçilmelidir."
Bir başka değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullanmaktadır:
"Milli Görüş ekonomik modeli, kaynakları imtiyazlı kesimlere değil milletin tamamına aktarmayı hedefleyen adil bir ekonomik düzendir."
Fatih Erbakan'a göre ekonomik büyümenin temel amacı yalnızca milli gelirin artırılması değil, refahın toplumun tüm kesimlerine yayılmasıdır. Bu yönüyle Milli Görüş ekonomisi sosyal adalet kavramına özel önem vermektedir.
İzmir İktisat Kongresi ile Milli Görüş Ekonomisinin Benzerlikleri
İzmir İktisat Kongresi ve Milli Görüş ekonomik modeli arasında önemli ortak noktalar bulunmaktadır.
Her iki yaklaşım da:
Ekonomik bağımsızlığı milli bağımsızlığın şartı olarak görmektedir. Yerli ve milli üretimi desteklemektedir. Sanayileşmeyi kalkınmanın temel aracı olarak kabul etmektedir. Dışa bağımlılığın azaltılmasını hedeflemektedir.
Milli sermayenin güçlendirilmesini savunmaktadır. Devletin kalkınma sürecinde aktif rol üstlenmesini gerekli görmektedir.
Bu yönüyle Milli Görüş ekonomisi, Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında ortaya konulan milli ekonomi hedeflerinin günümüz şartlarına uyarlanmış bir yorumu olarak değerlendirilebilir.
İzmir İktisat Kongresi ile Milli Görüş Ekonomisinin Farklılıkları
Benzer hedeflere sahip olmalarına rağmen iki yaklaşım arasında bazı farklılıklar bulunmaktadır.
İzmir İktisat Kongresi'nin ekonomik anlayışı, dönemin koşulları gereği karma ekonomi modeline daha yakın bir yapı sergilemektedir. Özel girişim desteklenirken yabancı sermayeye de belirli ölçülerde açık bir yaklaşım benimsenmiştir.
Buna karşılık Milli Görüş ekonomisi, faizsiz finans sistemi ve adil ekonomik düzen kavramları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Milli Görüş, ekonomik kalkınmanın yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, gelir dağılımındaki adaletle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır.
Ayrıca Milli Görüş hareketi, ağır sanayi hamlelerini ekonomik bağımsızlığın temel şartı olarak görürken; İzmir İktisat Kongresi daha genel bir sanayileşme perspektifi ortaya koymuştur.
Sonuç olarak,
İzmir İktisat Kongresi ve Milli Görüş ekonomisi, farklı dönemlerde ortaya çıkmış olmalarına rağmen ekonomik bağımsızlık, yerli üretim ve milli kalkınma gibi ortak hedefler etrafında şekillenmiştir. İzmir İktisat Kongresi Cumhuriyet'in ekonomik temelini oluştururken, Milli Görüş hareketi bu milli ekonomi anlayışını üretim odaklı, ağır sanayi temelli ve sosyal adalet vurgusu güçlü bir modelle geliştirmeyi amaçlamıştır.
Dr.Fatih Erbakan'ın savunduğu Milli Görüş ekonomik modeli, günümüzde Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu ekonomik sorunların çözümünde üretim, istihdam ve adil paylaşım ilkelerini öne çıkarmaktadır. Bu bağlamda Milli Görüş ekonomisi ile İzmir İktisat Kongresi arasında tarihsel bir düşünce sürekliliğinden söz etmek mümkündür. Ancak Milli Görüş, bu mirası faizsiz finans ve adil ekonomik düzen anlayışıyla daha farklı bir çerçeveye taşımaktadır.
Yazar
Emin Kesti
Ekonomist - Yeniden Refah Partisi Adana İl Bşk. Yardımcısı