İnsan Korktuğuna Sadıktır: Güç, Korku ve Siyaset
"İnsan korktuğuna sadıktır." sözü, yaygın olarak Niccolò Machiavelli'ye atfedilen ve onun siyaset anlayışını özetleyen bir ifadedir.
Her ne kadar bu cümle Machiavelli'nin eserlerinde birebir geçmese de, özellikle Prens adlı kitabındaki temel düşünceyi yansıtır. Machiavelli'ye göre devlet yönetiminde asıl amaç düzeni ve otoriteyi korumaktır. Bu nedenle yöneticinin gerektiğinde sert ve caydırıcı olması, yalnızca sevgiye dayanarak yönetmesinden daha güvenli görülebilir.
1513 yılında kaleme alınan Prens, siyasi iktidarın nasıl elde edileceğini, nasıl korunacağını ve devlet yönetiminde idealden çok gerçekliğin dikkate alınması gerektiğini anlatan en önemli siyaset eserlerinden biridir. Kitap, yüzyıllardır siyaset bilimciler, tarihçiler ve devlet yöneticileri tarafından tartışılmaya devam etmektedir.
Günümüz siyasetine bakıldığında ise korku yalnızca fiziksel güç anlamına gelmemektedir. Ekonomik belirsizlikler, işsizlik endişesi, güvenlik kaygıları, toplumsal kutuplaşma ve gelecek korkusu da siyasal tercihleri etkileyen önemli unsurlar hâline gelmiştir. Toplumlar çoğu zaman umut vaat eden söylemler kadar, mevcut riskleri azaltacağını düşündükleri yönetimlere de yönelmektedir. Bu durum, Machiavelli'nin güç ve otorite üzerine yaptığı gözlemlerin günümüzde farklı biçimlerde hâlâ tartışıldığını göstermektedir.
Ancak demokrasilerde kalıcı sadakatin yalnızca korkuyla sağlanması mümkün değildir. Hukukun üstünlüğü, adalet, şeffaflık ve toplumsal güven uzun vadede çok daha sağlam bir yönetim zemini oluşturur. Korku kısa süreli itaat sağlayabilir; fakat güven, güçlü kurumlar ve adalet ise kalıcı bağlılık oluşturur.
Bu noktada Necmettin Erbakan'ın şu sözü dikkat çekicidir:
"Bir millet, inanç ve adalet üzerine yükselir; zulüm üzerine kurulan hiçbir düzen uzun ömürlü olamaz."
Bu anlayış, siyasette korkunun değil; adaletin, hakkaniyetin ve güvenin esas alınması gerektiğini vurgular. Sonuç olarak Machiavelli'nin gerçekçi siyaset yaklaşımı ile Erbakan'ın adalet merkezli yönetim anlayışı, siyaset düşüncesinde iki farklı bakış açısını temsil etmektedir. Günümüz demokrasilerinin başarısı ise bu iki yaklaşım arasındaki dengeyi kurabilmekten geçmektedir.
Yazar
Emin Kesti
Ekonomist - Yeniden Refah Partisi Adana İl Bşk. Yardımcısı