Köşe Yazısı

ÇOCUK OLMAK VE ULUSAL EGEMENLİK

‘Benim balonlarım vardı. Onları kimler aldı? Mutlu bayramlar vardı. Kim bilir nerde kaldı? ’ Diyordu şarkıcı İbo 1976’lı yıllarda.

Rukiye Alpay Çinkılıç 25 okunma
ÇOCUK OLMAK VE ULUSAL EGEMENLİK

Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Milli egemenliğin halka verilişinin yıl dönümü .

Nedense İbo’nun şarkısı geldi aklıma. Ne çocuklar mutlu ne bayramlar mutlu. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Çocuk Bayramına indirgenmiş ‘Milli egemenlik kısmı’ unutulmuş gibi.

Oysa ne kadar kıymetli ne kadar önemli bir gün. Bir ulusun doğuş günü. Yönetim erkinin halka devredildiği gün.

Mustafa Kemal Atatürk 1929 yılında bu günü çocuklara bayram olarak armağan etmiştir. Çünkü bu gün ancak bir çocuk sevinci ile kutlanmalı ve gelecek olarak görülen çocuklar bu emaneti devralmalı idi. Dünyada ilk defa çocuklarına bayram armağan eden genç Türkiye Cumhuriyeti Atatürk’ün vizyonu sayesinde dünyaya örnek olmuştur.

Ulusal Egemenliğin emanet edildiği çocuklar iyi eğitim alacak , ‘fikri hür vicdanı hür olacak’tır.

‘Türk Milletinin geleceği, bugünkü çocuklarının doğru görüşü ve yorulmak bilmeyen çalışma azmi ile büyük ve parlak olacaktır.’ Sözleri ile Atatürk çocukların nasıl yetişmesi gerektiğinin ip uçlarını vermiştir.

Keza ‘Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir.’ Sözleri ile de Atatürk çocukların iyi yetiştirilmesi konusunda yetişkinlere görev vermiştir.

Bugün yaşadığımız olaylara bakınca içim sızlıyor. Çağını yakalayamayan bir eğitim sistemi, ekonominin bozuk çarklarının öğüttüğü ve yine çocuk şiddetinin yaşam hakkını elinden aldığı çocuklar …

‘Benim balonlarım vardı.

Onları kimler aldı?

Mutlu bayramlar vardı.

Kim bilir nerde kaldı? ’

Çocuklar geleceğimiz geleceğimize sahip çıkalım. Bu bir ‘insanlık görevidir.’

Yazar

Rukiye Alpay Çinkılıç

Avukat

Diğer Köşe Yazıları

16 Nisan 2026

‘BİR ÇOCUKTAN KATİL YARATAN SİSTEM’

Önce Siverek sonra Kahramanmaraş’da yaşanan olaylar ülke gündemine bomba gibi düştü. Rakel Dink’in ‘''Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim.’ Demesinin üzerinden on sekiz yıl geçti.