ADANA’NIN KALBİ ÇUKUROVA -1
Sorunları Görmek Yetmez, Çözmek Gerekir. Bir şehrin geleceği, yalnızca sahip olduğu imkânlarla değil; o imkânları nasıl yönettiğiyle belirlenir.
Adana’nın kalbi olarak gördüğümüz Çukurova, nüfusu, ekonomik hareketliliği, eğitim kurumları, sosyal yaşamı ve gelişme potansiyeliyle kentin en önemli merkezlerinden biridir. Ancak bugün Çukurova’nın potansiyeli ile günlük yaşamda karşılaşılan gerçekler arasında ciddi bir mesafe bulunmaktadır.
Yollar, kaldırımlar, temizlik, çevre düzeni, trafik, otopark, sinekle mücadele, altyapı, düzensiz yapılaşma ve kamusal alanların etkin kullanımı gibi konular artık yalnızca vatandaşın günlük şikâyetleri olmaktan çıkarılmalı; ölçülebilir belediyecilik hedeflerinin bir parçası haline getirilmelidir.
Çünkü vatandaşın belediyeden beklentisi son derece nettir:
Sorunu görmek, çözüm üretmek ve sonucu göstermek.
Çözüm aslında imkânsız değil
Çukurova’nın bütün sorunlarını bir anda ortadan kaldırmak elbette mümkün değildir. Fakat sorunların önemli bölümünün çözümü için öncelikle doğru bir yönetim anlayışına ihtiyaç vardır.
Bunun temelinde ise üretken belediyecilik anlayışı bulunmalıdır.
Üretken belediyecilik; yalnızca asfalt dökmek veya park yapmak değildir.
Üretken belediyecilik;
- Sorunları mahalle mahalle tespit etmek,
- Öncelikleri vatandaşın ihtiyaçlarına göre belirlemek,
- Belediyenin kaynaklarını doğru alanlara yönlendirmek,
- Yapılan işin sonucunu ölçmek,
- İsrafı azaltmak,
- Teknolojiden yararlanmak,
- Vatandaşın belediyeye ulaşmasını kolaylaştırmak,
- Ve en önemlisi, verilen sözlerin takibini yapmaktır.
Çukurova'nın ihtiyacı olan şey, sorunların konuşulmasından çok sorunların yönetildiği bir sistemdir.
Değişim neden önemlidir?
Değişim yalnızca yönetici değişikliği anlamına gelmemelidir.
Asıl değişim; zihniyetin, çalışma yönteminin ve belediyecilik anlayışının değişmesidir.
Bir mahallede bozulan yolun aylarca beklemesi yerine, sorunun dijital olarak kayıt altına alındığı ve çözüm sürecinin takip edildiği bir sistem kurulabiliyorsa değişim gerçekleşmiştir.
Vatandaş sinek ve haşere sorununu bildirdiğinde yalnızca şikâyet kaydı oluşturmak yerine, hangi bölgede hangi dönemlerde yoğunluk yaşandığının verilerle takip edilmesi ve müdahalenin buna göre planlanması mümkünse değişim gerçekleşmiştir.
Trafik ve otopark problemi yıllardır biliniyor ancak aynı yöntemlerle çözülmeye çalışılıyorsa, yeni bir bakış açısına ihtiyaç olduğu açıktır.
Çukurova'nın geleceği günü kurtarmakla kurulamaz
Çukurova artık yalnızca bugünün sorunlarını çözmekle yetinmemelidir.
Önümüzdeki 10-20 yılın Çukurova'sını bugünden planlamak zorundayız.
Yeni ulaşım çözümleri, yeşil alanların korunması, afetlere dayanıklı kent anlayışı, otopark politikaları, gençlere yönelik sosyal ve kültürel alanlar, spor tesisleri, yaşlılar ve engelliler için erişilebilir kamusal alanlar bu planlamanın içerisinde yer almalıdır.
Çünkü iyi belediyecilik, vatandaşın bugününü kolaylaştırırken yarınını da düşünmektir.
Çukurova bunu başarabilir
Çukurova'nın problemi potansiyelsizlik değildir.
Tam tersine, Çukurova'nın sahip olduğu insan kaynağı, ekonomik kapasite ve sosyal dinamizm, çok daha nitelikli bir kent yaşamının mümkün olduğunu göstermektedir.
İhtiyaç duyulan şey; tespit eden, planlayan, üreten, uygulayan ve hesabını veren bir belediyecilik anlayışıdır.
Sorunları biliyorsak çözüm yollarını da konuşmalıyız.
Çözüm yollarını biliyorsak bunları uygulanabilir projelere dönüştürmeliyiz.
Projelerimiz varsa bunları belirli bir takvime bağlamalı, kaynaklarını belirlemeli ve vatandaşın önüne sonuçlarıyla koymalıyız.
Çünkü Çukurova'nın artık mazeretlere değil, sonuçlara ihtiyacı var.
Adana'nın kalbi Çukurova'nın geleceği; günü kurtaran yaklaşımlarla değil, çalışkan, üretken, planlı ve hesap verebilir bir belediyecilik anlayışıyla inşa edilebilir.
Bu yazı dizisinin devamında Çukurova'nın sorunlarını tek tek ele alıp, her biri için uygulanabilir çözüm modellerini tartışacağız.
Çünkü mesele yalnızca “Çukurova'da ne yanlış?” sorusunu sormak değil.
Asıl mesele;
“Çukurova'yı daha iyi bir kent haline getirmek için yarın ne yapacağız?”
sorusuna somut cevap verebilmektir.
Yazar
Atay Dumlu
İ.İ.B.F İktisat, İşletme, Kamu Yönetimi ve Siyasal