Haber
“İyiliği birlikte büyüterek bir "Yaşam Hareketi"ne dönüştürelim.”
Başkent Yaşam Hareketi Derneği Başkanı Gamze Öksüz ile dernek hakkında bilgiler almak adına bir araya geldik.
Başkent Yaşam Hareketi Derneği Başkanı Gamze Öksüz ile dernek hakkında bilgiler almak adına bir araya geldik. Başkan Gamze Öksüz, derneğin sosyal alanda yurt içinde ve yurt dışında dayanışma ve yardımlaşma kültürünün korunması, farkındalık sağlanması için çalışmalarda bulunmak, doğa ve doğada yaşamını sürdüren her türlü canlıyı korumak, yaşatma noktasında çalışmalarda bulunmak amacıyla kurulduğunu söyledi.
İnsan, Hayvan, Doğa Yaşamına katkı sunmak ve dayanışma ruhunu geliştirip, farkındalık yaratmak adına yola çıktıklarını belirten Başkent Yaşam Hareketi Derneği Başkanı Gamze Öksüz, Yaşam Hareketinin, sadece bir yardım organizasyonu olmadığını, bir dayanışma bilinci olduğunu ve yaşamın devamlılığını, adaleti ve paylaşmayı merkeze alan dinamik bir iyilik yolculuk olduğunu ifade etti.
"Yaşam Hareketi" kavramını nasıl tanımlıyorsunuz?
Bizim için "Yaşam Hareketi", sadece bir yardım organizasyonu değil; bir dayanışma bilincidir. İnsanın ve canlının olduğu her yerde hayatı iyileştirmeyi, yardıma ihtiyaç duyanla yardım etmek isteyeni şeffaf bir köprüyle birbirine bağlamayı amaçlıyoruz. Yaşamın devamlılığını, adaleti ve paylaşmayı merkeze alan dinamik bir iyilik yolculuğudur.
Ankara genelinde mi faaliyet gösteriyorsunuz?
Evet, merkezimiz Ankara ve öncelikli hizmet alanımız Başkentimizdir. Ankara’nın en uzak mahallelerinden merkez ilçelerine kadar her noktaya ulaşıyoruz. Ancak afet dönemleri gibi olağanüstü durumlarda, imkanlarımız dahilinde ülke genelinde de sorumluluk almaktan çekinmiyoruz.
Sosyal yardım dışında eğitim veya kültürel projeleriniz var mı?
Kesinlikle. Yardımı sadece gıda veya eşya ile sınırlı görmüyoruz. Özellikle üniversite öğrencilerimize yönelik sağladığımız burs programları ile geleceğe yatırım yapıyoruz. Gençlerin sadece hayatta kalmasını değil, donanımlı birer birey olarak yetişmesini de önemsiyoruz.
Kadın ve gençlere yönelik çalışmalarınız nelerdir?
Gençler bizim saha gücümüz ve geleceğimiz. Onlara yönelik burs ve mentorluk desteği sağlıyoruz. Kadınlar konusunda ise özellikle ihtiyaç sahibi ailelerdeki annelerin yaşam koşullarını iyileştirecek ev eşyası desteği ve sosyal güvence farkındalığı gibi çalışmalar yürütüyoruz.
Bağış ve gönüllülük sisteminiz nasıl işliyor?
Sistemimiz tamamen şeffaflık üzerine kurulu. Gönüllülerimiz hem saha çalışmalarında (dağıtım, tespit) yer alabiliyor hem de uzmanlık alanlarıyla destek verebiliyorlar. Bağışçılarımız ise yaptıkları katkıların kime, ne zaman ulaştığını bilerek güven içinde bu hareketin bir parçası oluyorlar.
İhtiyaç sahiplerini nasıl tespit ediyorsunuz?
Saha ekiplerimiz ve mahalle muhtarlarıyla koordineli bir çalışma yürütüyoruz. Bize gelen başvuruları yerinde inceleyerek, gerçek ihtiyaç sahiplerini objektif kriterlere göre belirliyoruz. Sadece beyana değil, gözlem ve veriye dayalı bir tespit sistemimiz var.
Kent yoksulluğu konusunda gözlemleriniz neler?
Kent yoksulluğu, sadece temel gıdaya erişim değil; aynı zamanda sosyal dışlanmışlık ve eğitimde fırsat eşitsizliğini de beraberinde getiriyor. Özellikle kira ve enerji maliyetlerinin artışı, dar gelirli aileleri ve öğrencileri ciddi şekilde zorluyor. Biz bu noktada "eşya ve lojistik desteği" ile ailelerin üzerindeki mali yükü hafifletmeye çalışıyoruz.
Afet dönemlerinde aktif rol alıyor musunuz?
Evet, afet yönetimi bizim en hassas olduğumuz alanlardan biri. Deprem gibi felaketlerde hem bölgeye yönelik hızlı insani yardım gönderiyoruz hem de Ankara’ya göç eden depremzede ailelerin ev kurma ve eğitim masrafları süreçlerini üstleniyoruz.
Kurumsal iş birlikleri yapıyor musunuz?
Evet, "Birlikten kuvvet doğar" ilkesine inanıyoruz. Çeşitli yerel yönetimler, diğer sivil toplum kuruluşları ve sosyal sorumluluk bilinci yüksek özel sektör firmalarıyla proje bazlı iş birlikleri geliştiriyoruz.
Başkent halkına çağrınız nedir?
Ankara, dayanışma ruhu yüksek bir şehirdir. Başkent halkına çağrımız; sadece maddi bağışlarla değil, bir paket gıdayı taşırken verecekleri emekle, bir öğrenciye ayıracakları vakitle de bu harekete katılmalarıdır. Gelin, Başkent’te kimseyi yalnız bırakmayalım; iyiliği birlikte büyüterek bir "Yaşam Hareketi"ne dönüştürelim.