Köşe Yazısı

MECBURUZ, AİLEYİ KORUYACAĞIZ!

Aile… Dört harften oluşan muhteşem ve sihirli bir kelime.

Mehmet D. Özülker ( POLİKRİTİK ) 30 okunma
MECBURUZ, AİLEYİ KORUYACAĞIZ!

Öylesine harika bir yapı ki, mimarlığı asırlar öncesine dayanıyor. Hazreti Adem Peygamberimiz ile hanımların ilki Havva validemizden başlayıp günümüze kadar süregeliyor. Aile mefhumu sadece insanlık alemini kapsamıyor. Öylesine geniş bir yelpaze ki aile, tüm canlıları da bünyesinde muhafaza ediyor. Sırlar dünyasının açılamayan penceresinden aile kavramına göz atıldığında uçsuz bucaksız bir ilahi hikmet ve kudreti hissetmek mümkün. O takdirde Yüce Rabbimizin muhteşem bir temel üzerine inşaa ettiği aile müessesesini yıkmaya ya da imha etmeye hiç kimsenin gücünün yetmeyeceğini kavramalıyız.

Aile hayatında günümüzde karşılaşılan sorunlar sadece bu güne mahsus değil. Maziye baktığımızda yönetim biçimi veya uygulanan yanlış politikalardan kaynaklı bir dizi sorunların aile standartını derinden etkilediğini görüyoruz. Aileyi yakından ilgilendiren bir kısım olumsuzlukların İblisi dahi kıskandıracak şekliyle anlamlandırılmasını da sabırla ve ibretle seyrediyoruz. Farklı argümanlar ile karşımıza çıkan üzücü hadiselere ilişkin koruyucu tedbirlerin alınması ise fevkalade bir yaklaşımdır. Zira, başka çare yok, aile hayatını koruyacağız, kollayacağız, sahiplenecek ve idarecilerin alacağı tedbirlere ek olarak bireysel katkıda bulunacağız. Millet olarak ayakta kalmak, hür ve gelişmiş ülkelerin arasında olmak öncelikli hedefimiz ise aile mefhumunu sahiplenecek ve olumsuzluklara hep beraber “Dur” diyeceğiz.

İnanıyorum ki, ailenin muhafaza edilmesine yönelik çoğumuzun farklı düşünceleri, fikirleri hatta projeleri vardır. Yeniliklere açılmadan evvel kanaatimce asırlardır süre gelen geleneksel aile yapısını korumak ve ayakta tutmak mecburiyetindeyiz. Zira günümüzde yaşanan menfi olaylar, yazılı ve görsel medyanın tutumu, aile içi şiddet, çocuk eğitimi, çevresel hatalar, sanat etkinlikleri adı altında gayri ahlaki söylemler, yönetim hataları ve benzer aktiviteler ciddi olarak değerlendirildiğinde ortaya hayra alamet bir yapı maalesef çıkmıyor. Hatta alarm veriyor. Son yıllarda aile hayatında hedeflenen kalitedeki seviyesizlikler hemen herkesin dilinde. Kimi evladından kimi eşinden, kimi ailenin diğer fertlerinden yakınıyor. Küresel musibet olarak adlandırdığımız Çin virüsü ile ekonomik dengesizliğin aile içerisindeki huzursuzluk ve geçimsizlikle ciddi bir payı bulunduğunu da söylemeliyiz.

TÜİK verilerine göre 2025’de (Aile Yılı) kesinleşen boşanma davaları sonucunda 193 bin 793 çift aile evliliğini sonlandırdı. Sadece 2025 senesinde meydana gelen ayrılıklardan 191 bin 371 çocuk etkilendi. Yine geçtiğimiz yıl içerisinde “Evlilik” oranlarında geçmiş yıllara nispeten düşüş yaşanırken boşanma sayısı 2001'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştığı ifade edildi. Bununla birlikte evlilikleri teşvik etmeye ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler  Bakanlığı’mızın ciddi ve kalıcı çalışmaları devam ediyor. Bir diğer gelişme ise evlilikleri kısmen de olsa menfi istikamette etkileyen “ömür boyu nafaka”ya sınır getirilmesi.

TÜİK’in verilerine göre, geride kalan yıl içerisinde aile hayatımızı olumlu veya olumsuz etkileyen vakalara bir göz atalım.

Evlenen çiftlerin sayısı 2024 yılında 569 bin 983 iken 2025 yılında 552 bin 237. Nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı 2025 yılında binde 6,43 olarak gerçekleşti. Kurumun evlenen çiftlere ilişkin araştırmasında ilginç bir detay ortaya çıktı. Yabancı damatların sayısı 5 bin 347 iken yabancı gelinlerin sayısı 28 bin 646.

Toplam evlenmeler içinde yabancı kişiler ile evlenmeler incelendiğinde, yabancı damatların sayısı 2025 yılında toplam damatların % 1,0'ını oluştururken yabancı gelinlerin sayısı ise toplam gelinlerin % 5,2'sini oluşturduğu ifade edildi. Yabancı uyruklu gelinlerimiz; Suriye, Almanya, Afganistan, Avusturya, Azerbaycan, Bulgaristan, İran, Irak, Türk Cumhuriyetleri ile ABD’den…

 Yabancı damatlar uyruklarına göre incelendiğinde, % 20,9 ile Suriyeli damatlar birinci sırada yer aldı. Suriyeli damatları % 18,8 ile Alman damatlar ve % 5,0 ile Afgan damatlar izledi.

 Yabancı gelinler uyruklarına göre incelendiğinde, yabancı gelinler içinde % 13,8 ile Suriyeli gelinler birinci sırada yer aldı. Bu gelinleri %13,7 ile Özbek gelinler ve % 9,6 ile Faslı gelinler takip etti.

 Aile Yılı olarak tarihe not düştüğümüz 2025’de yaşanan evlenme ve ayrılmalara ilişkin resmi rakamları paylaşırken 2026’da bu tablonun nasıl seyredeceği ise merak konusu. Sorunlar çok, sıkıntılar ciddi… Güzel olan yanı ise yaşanan problemlerin çaresinin var oluşu. Panik yapmadan suhuletle tüm sorunların üstesinden gelineceğine inanıyoruz. Çünkü, ümidimizi asla yitirmedik. Umut varız!

Esasen muhteşem bir aile hayatı var mı, ya da nasıldır? Öyle sanıyorum ki, fevkalade bir aile hayatı sorunsuz ya da kusursuz olmak demek değildir. Aksine, zorluklar karşısında birbirine kenetlenen, güvenen, bireylerin birbirine olan sevgi ve saygı ile yaklaştığı dinamik bir yapının vücut bulacağı. Aile bir toplumun geleceğinin temeli olduğuna göre, tüm sorunların üstesinden gelerek sağlıklı ve huzurlu bir aile yapısını oluşturacağız. Ve buna mecburuz.

Yazar

Mehmet D. Özülker ( POLİKRİTİK )

Gazeteci

Okur Görüşleri

Yorumlar (0)

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz gönderin.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Tüm yorumlar yayınlanmadan önce incelenir.

Yorumunuz yönetici onayından sonra görünür olacaktır.